Gazi Osman Paşa Yalısı
Gazi Osman Paşa Yalısında Toprağın Altından Çıkan Tarih: Arkeolojik Kazılarda Neler Bulundu?

Gazi Osman Paşa Yalısında Toprağın Altından Çıkan Tarih: Arkeolojik Kazılarda Neler Bulundu?

Gazi Osman Paşa Yalısının bugüne ulaşan hikâyesi, tarihî belgelerin yanı sıra toprağın altında korunan mimari izlerle de yeniden okunuyor. Beşiktaş’ta uzun süre otopark olarak kullanılan arazide, Bahçeşehir Üniversitesinin ek bina hazırlıkları sırasında yürütülen çalışmalar derinleştirildi ve İstanbul Arkeoloji Müzeleri denetiminde arkeolojik kazılar gerçekleştirildi. Bu çalışmalar sonucunda 19. yüzyıla ve daha erken dönemlere ait mimari kalıntılar tespit edildi. Kazılar, bugün yeniden ayağa kaldırılan yalının geçmişteki plan düzenini ve kullanım biçimlerini anlamaya yardımcı olan önemli veriler sundu.

Yalı, Sultan II. Abdülhamit’in talimatıyla 1879–1881 yılları arasında Gazi Osman Paşa adına inşa edildi. Daha sonraki yıllarda eğitim kurumu olarak kullanılan yapı, okulun 1927–1928 döneminde Ortaköy’e taşınmasının ardından farklı işlevler üstlendi ve zaman içinde fiziki ömrünü tamamlayarak yıkıldı. Yıllar sonra aynı alanda başlayan arkeolojik çalışmalar, yapının kaybolan bölümlerine ilişkin somut izleri yeniden görünür hâle getirdi.

Kazılarda belgelenen en önemli buluntular arasında harem ve selamlık bölümlerinin temel planını gösteren zemin kat kagir kalıntıları bulunuyor. Bu kalıntılar, yalının iki ana bölümünün arazi üzerindeki yerleşimine ilişkin fiziksel bilgi sağladı. Harem bölümünün arkasında konumlanan tarihî hamama ait mimari parçalar da çalışmalar sırasında ortaya çıkarıldı. Böylece yapının ana sınırlarının yanı sıra günlük yaşama ilişkin bazı mekânların izleri de kayıt altına alındı.

Arkeolojik çalışmalar sırasında zemin döşemelerinde kullanılan mozaikler, yoğun çini kalıntıları ve damgalı tuğlalar da tespit edildi. Yalının ana giriş katına ait olduğu belirlenen özgün merdiven basamakları ise giriş düzenine ilişkin doğrudan bir mimari iz olarak belgelendi. 2020 yılında kazılarla ilgili yayımlanan haberlerde de kagir kalıntılar, hamam parçaları, mozaik döşeme, çini parçaları, damgalı tuğlalar ve giriş merdivenleri öne çıkan buluntular arasında gösterildi.

Kazı alanında yalının Boğaz’la kurduğu ilişkiye dair ayrı bir buluntu da ortaya çıktı. İstanbul Arkeoloji Müzeleri denetimindeki çalışmalarda Gazi Osman Paşa Yalısının kayıkhanesine ait kalıntılar açığa çıkarıldı. Arkeoteknik’in proje kaydına göre kayıkhane kalıntıları için taşıma uygulaması gerçekleştirildi. Akademik çalışmalarda ise kayıkhane yapısının koruma kurulu kararıyla tescillendiği, yerinde yeniden sergilenmek üzere koruma altına alındığı ve daha sonra yeniden yerine taşınarak restore edildiği belirtiliyor.

Koruma yaklaşımında, kalıntıların yalnızca belgelenmesiyle yetinilmedi. İstanbul 3 No’lu Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu ile yürütülen entegre proje kapsamında buluntular fiziksel zarar görmeden koruma altına alındı. İnşaat tamamlandıktan sonra kalıntıların, bulundukları özgün konumlarla ilişkili biçimde kentin kültür hayatına sunulması da projenin hedefleri arasında yer aldı.

Gazi Osman Paşa Yalısı, arkeolojik veriler ve tarihî kaynaklar doğrultusunda aslına uygun biçimde yeniden inşa edildi. Böylece toprağın altında kalan temeller, hamam parçaları, mozaikler, merdiven basamakları ve kayıkhane kalıntıları, yalının geçmişini bugüne taşıyan somut bir hafıza katmanına dönüştü.