Gazi Osman Paşa Yalısının tarihindeki önemli dönüşümlerden biri, konut işlevinden eğitim kurumuna geçişiyle yaşandı. Sultan II. Abdülhamit’in talimatıyla 1879–1881 yılları arasında Gazi Osman Paşa adına inşa edilen yalı, uzun yıllar paşanın ve ailesinin yaşam alanı oldu. Gazi Osman Paşa’nın vefatının ardından Hazine-i Hassa tarafından satın alınan yapı, 20. yüzyılın başında farklı bir kimlik kazanmaya başladı.
II. Meşrutiyet’in ilanından sonraki dönemde İttihat ve Terakki Cemiyetinin girişimiyle yalının eğitim kurumu olarak kullanılmasına karar verildi. Bu değişim, Boğaz kıyısında özel konut olarak tasarlanan yapının kamusal bir işleve açılmasını beraberinde getirdi. Geniş salonları ve çok odalı planıyla konut yaşamının ihtiyaçlarına göre şekillenen yapı, artık öğrencilerin ve eğitimcilerin kullandığı bir mekâna dönüşüyordu. Yalının tarihinde başlayan bu yeni dönem, yapının kent yaşamındaki rolünü de değiştirdi.
1915’ten itibaren yapı “Gazi Osman Paşa Mektebi” adıyla faaliyet göstermeye başladı. Kaynaklarda okulun “Sultani” olarak da anıldığı ve dönemin seçkin yazarları ile akademisyenlerinin burada öğretmenlik yaptığı belirtiliyor. Eğitim faaliyetlerinin yalıya taşınmasıyla birlikte yapı, Gazi Osman Paşa’nın aile yaşamıyla ilişkilendirilen bir konuttan öğrencilerin eğitim gördüğü bir kuruma uzanan yeni bir kimlik kazandı.
Bu dönüşüm aynı zamanda tarihî yapıların zaman içerisinde farklı ihtiyaçlara göre yeniden kullanılabileceğini gösteren bir örnek oluşturuyor. Gazi Osman Paşa Yalısının üç katlı ve otuz odalı planı başlangıçta haremlik, selamlık, temsil salonları ve aile daireleri gibi konut işlevlerine göre düzenlenmişti. Eğitim döneminde ise aynı fiziksel yapı farklı bir kullanım biçiminin parçası hâline geldi. Böylece yapının mimari geçmişi korunurken içinde sürdürülen gündelik yaşamın niteliği önemli ölçüde değişti.
Gazi Osman Paşa Mektebinin yalıdaki dönemi 1927–1928 yıllarında sona erdi. Okulun Ortaköy’e taşınmasının ardından yapı boşaldı ve sonraki yıllarda konut, imalathane ve depo gibi farklı amaçlarla kullanıldı. Bahçeşehir Üniversitesinin tarihsel süreç anlatımında, gerekli bakım ve onarım çalışmalarının gerçekleştirilememesi ile bu farklı kullanımların ardından yalının zaman içerisinde fiziksel ömrünü tamamlayarak yıkıldığı aktarılıyor.
Bugün Gazi Osman Paşa Yalısının yeniden Bahçeşehir Üniversitesi bünyesinde akademik yaşamla buluşması, yapının eğitim tarihindeki bu eski döneme farklı bir anlam kazandırıyor. Bir dönem Gazi Osman Paşa Mektebine ev sahipliği yapan yapı, aradan geçen uzun yılların ardından yeniden eğitim dünyasının parçası olarak kullanılıyor. Bu tarihsel süreklilik, yalının hikâyesinde konut ile eğitim arasında kurulan bağın günümüze kadar uzanan dikkat çekici katmanlarından birini oluşturuyor.
